Bize gelişi buysa demek ki! Birçok kişinin severek içtiği, içmeden duramadığı, duraksamadan içemediği, içemeden.. -her neyse- kahvenin nereden geldiğini bir kaç yıl önce öğrendiğimde, zaten adımımı atmadığım, sağda solda mantar gibi biten meşhur yemen kahvecilerinin yemenliliklerinden bir kez daha şüphe duydum. Ana vatanı Etiyopya olan kahve ile Türkler'in tanışması Osmanlıların Yemen'i almasıyla gerçekleşmiş. Tabi bizden sonra da Avrupalılar tanışmış. Şimdi dünya üzerinde gitmediği yer kalmayan kahvenin tiryakisi olmasam da değişik bir şeyler içmiş olmak için arada içiyorum. Varsayılan kırk yıllık hatır süresi kahvenin türüne göre değişiklik gösteriyor mudur acaba? Oturup kahve içme imkanımız olsa da aklımıza gelmediğinden kahve içmediğimiz yakın dostlarımızla bu samimiyeti sürdürebilmek için bu ritüeli gerçekleştirmek şart mı? 3 yıl olmuştur her halde bu fotoğrafı çekeli. Dondurmalı kadayıftan sonra Kahve! Kahvenin sıradan bir fotoğrafı. Rengini k...
Aynasız mı yoksa Dslr mı? İstanbul'da 1.Justinianus 6. yüzyılda 'Yere batsın sarnıcınız' diyerek yaptırdığı Bazilika Sarnıcını bilirsiniz. Meşhur Yerebatan Sarnıcı işte. İçine fotoğraf çekmek için girdiyseniz epey loş olan bir yer olduğunu bilirsiniz. Benim gibi aynalı bir makineyle ve düşük bütçeli lenslerle, hobi amaçlı fotoğraf çekenler için tam bir işkence halini alır böyle karanlık yerlerde yapılan çekimler. Ortamda fotoğraf çekmek için yüksek ISO düşük enstantane ve gerekirse düşük diyafram ayarlarını kullanmak gerekir ki bunların dezavantajları şöyledir; Yüksek ISO fotoğrafta greni artırıyor, düşük enstantane elinizin en ufak titremesini de fotoğrafa yansıtıyor, düşük diyafram ise portre, yakın çekim, makro çekim gibi çekimler haricinde kullanıma pek uygun olmuyor. Aslında flaş kullanımıyla bu sorun ortadan kalkabiliyor ancak bahsettiğim yerde bunu yapmak yasak. Yasak olmasa da tarihi dokuya zarar vereceği düşünülmeli. Burada imdada aynasız fotoğraf makineleri yetişi...