Ana içeriğe atla

Kayıtlar

kitap etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Where is Etihiopia?

Bize gelişi buysa demek ki! Birçok kişinin severek içtiği, içmeden duramadığı, duraksamadan içemediği, içemeden.. -her neyse- kahvenin nereden geldiğini bir kaç yıl önce öğrendiğimde, zaten adımımı atmadığım, sağda solda mantar gibi biten meşhur yemen kahvecilerinin yemenliliklerinden bir kez daha şüphe duydum. Ana vatanı Etiyopya olan kahve ile Türkler'in tanışması Osmanlıların Yemen'i almasıyla gerçekleşmiş. Tabi bizden sonra da Avrupalılar tanışmış. Şimdi dünya üzerinde gitmediği yer kalmayan kahvenin tiryakisi olmasam da değişik bir şeyler içmiş olmak için arada içiyorum.  Varsayılan kırk yıllık hatır süresi kahvenin türüne göre değişiklik gösteriyor mudur acaba? Oturup kahve içme imkanımız olsa da aklımıza gelmediğinden kahve içmediğimiz yakın dostlarımızla bu samimiyeti sürdürebilmek için bu ritüeli gerçekleştirmek şart mı? 3 yıl olmuştur her halde bu fotoğrafı çekeli. Dondurmalı kadayıftan sonra Kahve! Kahvenin sıradan bir fotoğrafı. Rengini k...

Martin Eden'den Notlar-

 -Spoiler içerir. Her zaman düşünmeye ihtiyaç duymadan yaptığımız şeyler, yabancısı olduğumuz ortamlarda nasıl çaba sarf ettiğimiz bir şey olabiliyor?  Martin yeni bir ortama girdiğinde yaşadığı şeyler bana üst satırdaki başlığı attırdı, yazının geri kalanın bununla bir ilgisi olmayabilir ama siz yine de bu soruyu bir düşünün :)      Alt sınıfa ait olmak, üst sınıfa hayran olmaktan geçermiş. Kendilerince, kendilerinden başkalarına ait düşüncelerin, kendilerinin düşüncelerinden dana üstün olamayacağını düşünenlerin aslında çok da matah fikriyatlarının olmadığını görüyor Martin. ( yazarken anlatmaya çalıştığım şeyi anlamakta zorlandım.) Birine aşık olmaktan ziyade onun içinde yaşadığı dünyaya aşık olduğunu fark ediyor epey sonraları. O noktaya ulaşmak ve aynı seviyede olabilmek için okur da okur kahramanımız. Hiç çekinmeden de öğrenip sindirdiği, ürettiği fikirleri beyan eder. Bundan ötürü de kalıplaşmış fikirlere sahip ve yerleşmiş inançları olan, ...

Muazzez İlmiye ÇIĞ

 Cumhuriyet Çınarı      Cumhuriyetin yetiştirdiği Çınarlardan birisinin, Muazzez İlmiye ÇIĞ'ın kitabı 'Kur'an, İncil ve Tevrat'ın Sümer'deki Kökeni' isimli kitabını araya sıkıştırayım dedim. Kitap Kaynak Yayınlarından çıkmış fiyatı da 20 ₺ civarıydı. Türkiye'nin ilk Sümerolog'u olan Muazzez hocanın kitapta anlattıkları gerçekten bildiklerinizi unutturacak cinsten.       Hoca, Sümer kültürünün, günümüzde halen var olan semavi dinlere olan etkilerinden bahsediyor ve Sümer tabletlerindeki yazıların Kur'an, İncil ve Tevrat'a yansımalarından örnekler veriyor. Kitapta  yansımaların başlıca sebebi olarak görülen şey anladığım kadarıyla, İsrail ülkesinde bilim ve sanatla uğraşanların, ülkelerini ellerinden alan Babillilerin ülkesine sürgüne gitmeleri ve burada yer alan Asur ve Sümer kaynaklarını incelemeleri, çivi yazısını, o ülkenin dilini ve söylenceleri, efsaneleri öğrenmeleri olmuş. Seri olarak çıkan bu kitapların devamını okumak nasip olur umarı...

Büyük Taarruz

 Basında Büyük Taarruz      Tarihçi bir arkadaşımın sosyal medyada paylaştığı bir kitap içeriğini merak edip sorduğumda, bu kitaptan, Dr. Uğur ÜÇÜNCÜ'nün 'Büyük Taarruz' isimli kitabından olduğunu söylemişti. Tarihe merakım olduğundan alıp okumaya başladım ( fiyatı sanırım 9-10 liraydı).      Milli mücadele yılların ait yaşanan olayları, gazetelerin gözünden görmek için  çok güzel bir kitap. Basının, Sosyal yaşantıya, Siyasete etkilerini görebileceğimiz ve çok fazla sayıda kaynak incelenerek oluşturulmuş güzel bir eser. Milli mücadeleyi destekleyen ve karşı çıkan gazetelerin yazılarından elde edilenleri ve Yunan tarafının basınında çıkan haberleri bu kitapta inceleme, görme fırsatı buldum. Bu kutlu mücadelenin varlığına inanmayanlara da tavsiye ederim. Israrla 'Martin Eden' i okumamı isteyen bir kaç arkadaşı kıramayıp şimdilik bu kitabı yarım bırakıyorum ama aklım, kitabı bıraktığım yerde kalacak.

Arthur Schopenhauer

Şimdi Chopin Saati Müzisyen Chopin' den bir şeyler dinlerken Kitapla ilgili ne yazabilirim diye düşündüm. Var oldum tabi düşünme sürecindeyken . Ee hazır var olmuşum, neden yazmayayım? dedim. Alman Filozofu Arthur Schopenhauer'in Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar isimli kitabını okuyorum bu sıralar. Okudukça, ilgimi çeken bir anlatımı var kitabın (bazı yerlerini kavrayamasam da). Kitap okumayı seven arkadaşlara sürekli 'Çok ilginç şeyler anlatıyor, al oku! - Aldın mı? Al. Unutma bak.' diye ısrar ettim. Alırlar mı bilmem ama okuduğum şeyi başkası da okusun. O neler çıkardı kitaptan, ben neler çıkardım, bir görmek isterim her zaman. Kitabın içine koyduğum not kağıdına, şimdilik ilgimi çeken yerleri kaydediyorum. Bitince bu yazıya ekleme yaparak paylaşacağım.   -Ekleme- Paylaşacak olduğum yerleri sayfa sayfa not almıştım ama burada sayfa numaralarıyla uğraşmak yerine Yazarın bahsettiklerine dair aldığım notları paylaşmayı uygun gördüm. Bir kimse kendi içinde, zihninde ne...

İçimizdeki Şeytan

Hayata dair ne biliyoruz? Bizi tatmin etmeyen, kendimizi gerçekleştiremediğimiz ortamlardan kurtulma telaşımız anlamlı mı? Böyle ortamlardan kurtulma amacımıza uygun hareket ettikten sonra neden neden anlamsız olsun ki?  Kimileri için hoşça vakit geçirilen durumlar, başkaları tarafından alay konusu olduğunda, bu istek ve arzularımızın üzerini örter, gülünç duruma düşmemek için bütün bunlardan vazgeçebiliriz. Ne kötü. Nereden geliyor bu bir şey düşünürken, söylerken, dinlerken, yerken, izlerken başkalarının zevklerine uyup uymadığını kontrol etme ihtiyacı? Bizi sardığını farz ettiğimiz masumiyetimizin altında yine kendi dünyamızın günahkarlıklarının yükünü taşıyan bizleriz. Başkalarının bu günahlarını eşeleyip bulmaya çalışan, Bulduğumuzda hazine bulmuş gibi sevinen yine bizleriz. Yaşadıklarımız her ne kadar bizim hayatımızın gidişatıyla ilgili olsa da, başkaları tarafından kendi nazarlarındaki ahlak sınırlarına uymadığında, ne kadar ahlaksızca ve günah olduğunun saçmal...